HOPE
UyandıÄımda nasıl uykuya daldıÄımı ya da Enrique'nin ne zaman yattıÄını hatırlamıyordum ama Åu an yanımdaydı.
Bir parçam ondan nefret ediyor olsa da bir parçam dokunuÅlarını arzuluyordu. Bunun sadece hormonal bir durum olduÄuna emindim, ki bu da sadece tek bir anlama geliyordu: Ãdet olmak üzereydim.
~Lanet olsun.~
Ayrıca dün gece neden bu kadar korktuÄumu da açıklıyordu. Ãdet döneminde aÅırı duygusal, aÅırı hormonal, kısacası her Åeyin aÅırısı oluyordum.
Tüm duygularım keskinleÅmiÅti. Kendimi yeni dönüÅmüŠbir vampir gibi hissediyordum. Tek fark onlar kan içerken ben kan kaybediyordum.
Åeytanı uyandırmamaya dikkat ederek sessizce yataktan çıkıp banyoya girdim. Ãstümdekileri çabucak çıkarıp suyun altına girdim.
DuÅtan çıkınca bacaklarımdan bir Åeyin aktıÄını hissettim. İlk baÅta su sansam da lanet olası vajinadan böyle bir Åey gelmeyeceÄini biliyordum. Bacaklarıma bakınca en nefret ettiÄim Åeyi gördüm: Kan.
~Lanet olsun, harika.~
Islak vücuduma bir havlu sarıp tampon avına çıktım.
On dakika boyunca bütün çekmecelere baktıktan sonra sonunda birkaç paket tamponla ped buldum. Neyse ki en sevdiÄim tampon olan O.B. mini tampondu.
Muhtemelen onları çalmak zorunda kalacaktım çünkü lanet olası İngiltere'nin hiçbir yerinde bulunmuyorlardı.
İÅim bitince Enrique'nin gömleÄini tekrar giydim. Odaya döndüÄümde mıÅıl mıÅıl uyumaya devam ediyordu. Ãok sevimli, huzurlu görünmesine raÄmen içimden bir ses keyfini bozmamı söylüyordu.
Kötü tarafım bana yaptıklarından sonra böyle huzurlu olmayı hak etmediÄini düÅünüyordu.
Ãabucak giyinip saate baktım. Tam olarak sabah ondu, ki bu da hap zamanı olduÄu anlamına geliyordu.
Komodinin üstündeki su ÅiÅesini alıp, aÄzıma bir hap atıp suyla yuttum. Neden hâlâ hap kullandıÄımı bilmiyordum ancak sonradan piÅman olmaktansa tedbir almak daha iyiydi.
Enrique'nin yavaÅ yavaÅ uyandıÄını fark ettim. Fakat normalde yalamak istediÄim kaslarını Åu an göresim yoktu.
Lanet olsun. Hayır. Yunan tanrısı gibi vücudunu, ne kadar kaslı olduÄunu, hareket ettiÄinde kaslarının nasıl ÅiÅtiÄini düÅünmeyi bırakmak zorundaydım.
~Kahretsin! Artık yeter. Buradan çıkıyorum.~
Odadan çıkıp dün kahvaltı yaptıÄım üst güverteye gittim.
Matt çoktan kahvaltı etmeye baÅlamıÅtı. Aç olsun ya da olmasın daima açlıktan ölmüŠbir hayvan gibi yiyordu.
Bu yönden biraz bana benziyordu. Tek fark benim daima aç olmamdı.
âSelam, Matt,â deyip karÅısındaki koltuÄa geçtim. Cevabını bekleme zahmetine girmeden tabaÄımı bitireceÄimden emin olduÄum türlü yiyecekle doldurmaya baÅladım.
âSelam. Ãdet döneminde misin?â diye sordu.
YemeÄimden baÅımı kaldırıp ÅaÅkın ÅaÅkın yüzüne baktım. O kadar mı belli oluyordu?
âNereden biliyorsun?â diye sordum.
âHope, son dokuz ayımı seninle geçirdim. Tüm ruh hâli deÄiÅikliklerinin, isteklerinin nedenini biliyorum. Ayrıca, Clue uygulaman hâlâ telefonuma baÄlı,â dedi, sırıtarak.
~Kahretsin, bunu deÄiÅtirmek zorundayım.~
Hemen telefonumu çıkarıp âdetimin bugün baÅlaması gerektiÄini gösteren Clue uygulamasını açtım.
Birkaç tıklamadan sonra uygulamanın Matt'in telefonuyla olan baÄlantısı kestim, böylece özel hayatım hakkında daha fazla bildirim alamayacaktı. Gerçi o bir Åekilde yine anlardı.
Telefonumu bırakıp yemeÄime baktım. Görgü kurallarını umursamadan hapur hupur yemeye baÅladım.
Matt'in hafifçe kıkırdadıÄını duyunca homurdandım. Gerçi yemek yiyiÅimle eÄleniyor olması umurumda bile deÄildi. Tek istediÄim Åey yemekti.
YaklaÅık yirmi dakikalık bir sessizlikten sonra, âPeki, limana ne zaman varacaÄımızı biliyor musun?â diye sordum.
âKaptanla konuÅtum. Küçük bir aksilik yaÅadıÄımızı için limana zamanında yetiÅemeyeceÄimizi, bu yüzden yarın sabaha kadar beklememiz gerektiÄini söyledi,â dedi.
Bunu duyunca iç çektim. Sürekli hareket edip durmayan beton zemine basmak istiyordum.
âDenizden bıktım,â diye baÄırdım. İkimiz de bunun hormonlarım yüzünden olduÄunu biliyor olsak da ruh hâlim sinirlerimi bozuyordu. Ãdet döneminde olmaktan nefret ediyordum.
âSadece bir gündür buradasın. Nasıl yorgun olabilirsin, tigre?â diyen Åeytan kısa bir süre sonra tüm ihtiÅamıyla ortaya çıktı.
Onu görünce aÄzım sulandı; tadına bakmak istedim.
~Lanet hormonlar!~
âSenden uzaklaÅmaya her zaman hazırım,â diye baÄırıp hem kendimi hem de onları ÅaÅırttım.
Yerimden fırlayıp, kimseye bakmadan, ev sinemasına, daha doÄrusu yat sinemasına doÄru ilerledim.
Yolda, dün yemek servisi yapan kızlardan biriyle karÅılaÅıp büyük bir kâse tuzlu patlamıŠmısır, çikolatalı dondurma ve iki aÄrı kesici getirmesini istedim.
Salona ulaÅtıÄımda hangisi daha rahat görmek için bütün koltukları deneyip ÅaÅırtıcı olmayan bir Åekilde tam ortaya oturdum.
Film listesine göz gezdirip üzücü bir film izlemek istediÄime karar verdim.
~O zaman Eight Below olsun,~ deyip filmimi seçtim.
İstediÄim yiyecekler geldikten sonra baÅım aÄrıyıncaya kadar aÄlamaya hazırlandım.
Ayrıca filmin etkisinden kurtulabilmek için çok sevdiÄim ~Rick and Mortyâden~ en az beÅ bölüm izlemem gerektiÄine karar verdim.
PlanladıÄım her Åeyi izlemeyi bitirdiÄimde saat onu geçiyordu.
Evet, bütün günümü film izleyerek, abur cubur yiyerek, Rick and Morty'den iki bölüm izledikten sonra bile aÄlamaya devam ederek geçirmiÅtim.
Bu kadar Åeyi izlemenin verdiÄi yorgunlukla esneyip kanepeye benzeyen yumuÅak sandalyeden kalktım.
Odasına geri döndüÄümde Enrique ÅaÅırtıcı olmayan bir Åekilde sadece Åortuyla uzanıyordu. Hormonlarım onu arzulamama sebep olduÄu için bakmamam imkânsızdı.
Onu bir dakika kadar izledikten sonra sonunda kendime gelip banyoya gittim.
Hızlı bir duÅ alıp rutin iÅlerimi hallettikten sonra odaya dönüp yataÄa atladım.
Bunun üzerine aksi bir bakıŠatan Enrique, âBugün neyin var böyle?â diye sordu.
Sanırım Matt ona iyi haberi vermemiÅti.
Sohbet havasında olmadıÄım için, âYok bir Åey. Sadece yorgunum,â dedim. Neyse ki üstelemeyip örtülerin altına girip yumuÅak yastıklara gömülmeme izin verdi.
Birkaç saniye sonra uykuya daldım.
***
Boynumda gezinen bir dil hissedince daha fazlasını ister gibi sızlandım. Gözlerimi yavaÅça açtıÄımda Enrique'nin kalemle çizilmiÅ gibi güzel yüzünü gördüm. İkimizin de bakıÅları Åehvetle doluydu.
Daha fazla dayanamayıp dudaklarımı dudaklarına bastırıp yavaÅ ama tutkulu bir öpücüÄün içinde kaybolup daha fazlasını arzuladım.
Birisi âHope!â diyerek içeri dalınca Enriqueâyi istemsizce üstümden uzaklaÅtırdım.
Matt kapıyı kapatarak, âKahretsin. Ãzgünüm,â dedi. Tek sorun, kapının arkasında deÄil önünde duruyor olmasıydı.
Enrique, âHayır, üzgün falan deÄilsin,â diye homurdandı.
Kontrolünü kaybettiÄini görebiliyordum.
Matt, âHaklısın. DeÄilim,â deyip, sırıtarak yataÄa yaklaÅtı. Bundan sonra ne olacaÄını bilmemenin tedirginliÄiyle ürperdim.
Tam âNeler oluyor?â diye soracaktım ki sözlerim iki talepkâr ses tarafından bölündü.
İkisi birden, âSessiz ol,â deyince aÄzımı kapattım. Seslerindeki güç ve otoriteyi duyunca istemsizce bacaklarımı birbirine sürttüm.
âAyy, Åuna bak, Enrique. Küçük Hope bundan bile tahrik oluyor,â dedi, Åu an yataÄın hemen önünde duran Matt.
İtiraz etmek istesem de haklı olduÄu için yapamadım.
âSen tahrik mi oldun?â diye sordu Enrique.
Bu sorunun bir cevaba ihtiyacı olmadıÄını bilsem de yine de baÅımı salladım. Onların önündeyken vücudumun hâkimiyetini kaybediyordum.
âSence ona bir ders verelim mi?â
Bunları söylediÄi an Matt'e baktım. Åok içindeydim. Burada neler oluyordu? Dün bir Åey mi kaçırmıÅtım?
Enrique bir Mattâe bir bana bakarak, âHım, iyi fikir,â dedi. Sanırım Åu an benimle ne yapmak istediÄini düÅünüyordu.
Enrique, âTigre, yüzünü becermemi istemiyorsan o küçük aÄzını kapat,â deyince bacaklarımı tekrar sıktım.
Ancak aÄzımı kapatamadım. AÄzımı becermesini, tadına bakmayı istiyordum.
İkisi birden, âDizlerinin üstüne çök,â dediklerinde hemen yere atladım.
Matt Åortunu çıkarıp beni her becerdiÄinde çılgınca inlememe sebep olan piercingli penisini ortaya çıkardı.
âYakman gerekeni yap,â dediÄinde hiç vakit kaybetmeden ucunu aÄzıma alıp yavaÅça yaladım. Hafifçe inlediÄini duyduktan sonra çok daha fazlasını almaya zorlandım.
Piercinginin boÄazıma deÄmesi bile onu daha derine almamı engellemedi.
Mümkün olsaydı yapardım. Saçlarımı kavrayan ellerinin gevÅediÄini hissettiÄimde kontrolü elime alıp, penisini her seferinde daha derine iterek ileri geri hareket ettirmeye baÅladım.
Solumdan hafif bir hırıltı gelince bize bakarak kendisini okÅayan Enriqueâyi gördüm.
Matt'in penisini aÄzımdan çıkarıp elimle okÅamaya baÅladım.
Enrique'ye yaklaÅıp uzun zamandır ne dokunabildiÄim ne de tadına bakabildiÄim penisine bakarak dudaklarımı yaladım. Ucunda biriken ıslaklıÄı görünce dayanamayıp biraz daha yaklaÅtım.
Penisini inleyerek aÄzıma aldıÄım an baÅımın arkasında bir baskı hissettim. Saçlarımı kavrayıŠÅeklinden nazik olmayacaÄını anladım.
Kalçalarını her itiÅinde Matt'in girdiÄinden çok daha derine giriyordu. Darbeleri çok daha hızlı, tereddütsüzdü.
AÄzımla yaptıklarımın aynısını elimle de yaparak Matt'i tatmin etmeye devam ediyordum.
Gözlerim yaÅarsa da nefes almam zorlaÅsa da asla durmak istemiyordum.
İkisinin penisinin de gittikçe büyüdüÄünü hissedip daha da cesaretleniyordum.
Enrique penisini boÄazıma kadar itince zayıf öÄürme refleksime raÄmen neredeyse boÄuluyordum.
Saçlarımı çok sıkı kavradıÄı için geri çekilemiyordum. Kısa bir süre sonra sıcak sperminin boÄazımdan aÅaÄı aktıÄını hissettim. Ancak penisi çok derinde olduÄu için tadına bakamadım.
Sonra Mattâin de boÅaldıÄını hissettim. Dakikalarca nefessiz kaldıktan sonra Enrique nihayet saçlarımı bıraktıÄında geri çekildim.
Bir Åey söylememe fırsat kalmadan etrafımdaki her Åeyin kararmasına sebep olan sinir bozucu bir alarm sesi duydum.
Yataktan doÄrulurken nefes nefese kaldıÄımı fark ettim. Hepsinin bir rüya olduÄunu anlayınca rahat bir nefes aldım.
Etrafıma baktıÄımda odanın boÅ olmadıÄını gördüm. Banyodan gelen su sesinden Enrique'nin duÅta olduÄunu anladım.
Tamamen hayal kırıklıÄına uÄramıŠve sinir olmuÅ bir Åekilde, âLanet olası hormonlar!â diye homurdandım.