ENRIQUE
Artık duygularımı içimde tutamadıÄım için sarhoÅ olmak zorundaydım. Ancak gün içinde her türlü alkolü karıÅtırıp içmiÅ olmama raÄmen alkol toleransım yüksek olduÄu için bir türlü sarhoÅ olamamıÅtım.
Yürürken hafifçe sallanıyor olmam dıÅında tamamen ayıktım.
Korumalarıma beni içeride beklemelerini söyleyip misafir odasına giyinmiÅtim. Aslında odada da hazırlanabilirdim ama Hopeâun biraz sakinleÅmeye ihtiyacı olduÄu için onu rahatsız etmek istememiÅtim.
Uykusunda inleyerek adımı sayıklamasından bana olan ilgisinin arttıÄını anlayabiliyordum. Onun yüzünden kendimi rahatlatmak için erkenden duÅ almak zorunda kalmıÅtım.
Odaya girdiÄimde çok çarpıcı göründüÄünü fark ettim. Zarif, seksi elbisesi herhangi bir erkeÄi baÅtan çıkarmaya yetecek kadar açık ama ondan hiçbir Åey alamayacaklarını gösterecek kadar kapalıydı.
Ona dokunmamak için aramızda biraz mesafe bırakarak yanına yaklaÅtım.
Yüz ifadesinden nasıl yürüdüÄümü gördüÄünü ve naneli gargaranın yakın zamanda içtiÄim alkol kokusundan kurtulmama yardımcı olmadıÄını anladım.
âNeden sarhoÅsun?â diye çıkıÅtıÄında bile sesi kulaÄımı okÅuyordu. Ne söylerse söylesin, ne kadar kızarsa kızsın sesini duymayı seviyordum.
âRahat hayatımı yaÅıyorum,â dedim. Aslına bakarsanız kayıtsızlıÄına patlamamda alkolün de küçük bir rolü vardı. Hopeâun hiçbir Åeyden haberi yoktu.
KarÅılıÄında sadece hareket çekti. Sonra her beraber limanın hemen yanında bulunan kongre merkezine gitmek için dıÅarı çıktık.
Her yerde resmimizi çekmeye çalıÅan haber muhabirleri vardı. Sonuçta, bugünün haberi bizdik. DüÄünümüz herkese sürpriz olduÄu için bütün kanallar en iyi haberi yapmak için yarıÅıyordu.
Kırmızı halıdan olabildiÄince hızlı geçmeye çalıÅtık. Sadece, beraber olduÄumuzu bilmeleri için birkaç fotoÄraf vermek için durduk. Matt de sabırla bizi takip edip sinirimi bozuyordu.
Kendini kaybedip Hope'a asılmasını istiyordum, böylece onu öldürmek için yeterince iyi bir nedenim olacaktı. Onu öldürmemi haklı çıkaracak kadar iyi bir nedenâ¦
O, ortadan kalkarsa hayat çok daha kolay olur, Hope her türlü duygusal destek için sadece bana gelirdi.
Tamam, güçlü bir kızdı ancak en güçlü insanın bile bir kırılma anı olduÄu için bu olduÄunda yanında olmak istiyordum. DüÅtüÄünde ayaÄa kalkmasına, daha güçlü olmasına yardım edecek kiÅi olmak istiyordum.
Hope salona girer girmez birilerinin yanına gitti. Ben de sadece büyük mafya liderlerine selam verip diÄerlerini görmezden geldim.
İÅim bittiÄinde kızıl saçlı bir kadınla konuÅan Hope'un yanına gittim.
Beni yanlıŠanlamayın, kadın güzeldi. Hope'tan biraz daha kısaydı, ki büyük ihtimalle nedeni Hopeâun platform topuklu ayakkabılar giymiÅ olmasıydı. Ayrıca fiziÄi de çok güzeldi. Kısacası her Åeyiyle mükemmel görünüyordu.
Fazla mükemmelâ¦
Her zaman kusursuz görünen insanlara katlanamıyordum. İnsanların birkaç kusuru olmalıydı. Bu kadının da düÅündüÄümüzden çok daha kötü olabilecek kusurları olduÄuna emindim.
Beni fark etmesi için âHope,â dedim. Kızıl saçlıyı da tamamen görmezden gelmeye karar verdim.
Hope, âEnrique, arkadaÅım Ruby ile tanıÅ. Ruby, bu benim eÅim Enrique,â diyerek bizi tanıÅtırdı. Beni Ruby'ye yaklaÅtırmaya ne kadar istekli olduÄunu fark edince gerildim.
Hope'un bir planı vardı. Her Åeyimi kaybetmeme neden olacak bir plan.
Åimdilik anlamamıŠgibi davranmaya karar versem de bela yayan Ruby'ye yaklaÅacak kadar aptal deÄildim. Hope'un yanında sessizce durup etrafı izledim.
Fransız mafyasının temsilcisi Malcolm'ın bize doÄru yürüdüÄünü fark ettim. Temsilci dememin nedeni iÅlerle asıl ilgilenenin Malcolmâın ikiz kardeÅi olmasıydı.
Kolunu Rubyânin omzuna attıÄını gördüÄümde bütün taÅlar yerine oturdu. Ruby, Malcolmâın birkaç yıl önce gördüÄüm Åımarık kızıydı. İtiraf etmeliyim ki bir hayli deÄiÅmiÅti ancak böyle bir deÄiÅim birkaç ameliyat olmadan mümkün deÄildi.
Malcolm, âEnrique,â diyerek selam verdiÄinde kaskatı oldum. Biraz sola kaydıÄına bakılırsa sanırım Hope da bunu fark etmiÅti.
âMalcolm! Ne güzel bir sürpriz,â dedim, hafif kinâyeli bir Åekilde. Hope bana ÅaÅkın ÅaÅkın bakarken Malcolm ile Ruby hiçbir tepki vermediler.
Ne yaptıklarını, daha doÄrusu ne yapmadıklarını iyi biliyorlardı. Malcolmâın kardeÅi her Åeyi hallederken onlar da paranın sefasını sürüyorlardı.
Malcolm kızıl saçlı kızını alnından öpüp, âKalıp konuÅmayı çok isterdim ama biraz iÅ konuÅmam lazım,â deyip ayrıldı.
âEminim öyledir,â diye mırıldandım. GittiÄi için rahatlamıÅtım. Ruby'nin varlıÄını görmezden gelmek kolay olsa da Malcolmâa böyle bir Åey yapamazdım.
Ona sırtınızı dönemezdiniz. Dikkatinizin daÄıldıÄı an gelip sizi ÅaÅırtırdı. Gerçekten zavallı biriydi.
Hope ve Rubyânin yanında yarım saat daha dikildikten sonra Ruby'nin kulaklarımı çınlatan, baÅımı aÄrıtan tiz sesini duymaktan sıkılmıÅtım.
Hopeâa göz kulak olacaÄını düÅünerek Matt'i bulmaya karar verdim. Ona hiç güvenmiyor olsam da Hope'u önemsediÄini biliyordum ve sırf bu yüzden onu tekrar tekrar bıçaklayıp acı içinde ölmesini izlemek istiyordum.
Hayatı sona ererken vücudundaki bütün kanın kurumasını istiyordum. Ama bu olmayacaktı. Asıl önceliÄim Hopeâtu. Matt'i Åimdi öldürürsem beni asla affetmezdi.
Yanına giderken ona olan nefretimi saklamaya çalıÅsam da bunu yüzümden okuyabildiÄini biliyordum. Dürüst olmak gerekirse ne düÅündüÄünü pek umursamadıÄım için nefretimi çok da saklayamadım.
Yanından geçerken, âHopeâa göz kulak ol. Gözlerini kızıl saçlının üzerinden ayırma,â dedim.
Sertçe baÅını salladı. Hopeâun koruması gibi davrandıÄını biliyordum. Hope'u korumak için her Åeyi yapacak acımasız bir katildi.
Hakkında çok Åey duymuÅtum. Ben okuldayken bir sınıf altımdaydı. Ben on sekiz yaÅında mezun olmuÅken o, son senesine baÅlamak için gereken sınavları geçtiÄinde sadece on beÅ yaÅındaydı.
İnsanlar ona saygı duymazlarsa öleceklerini bildikleri için camiamızda çok saygı gören biriydi. Ondan daha da çok nefret etmeme neden olan Åey de buydu; neredeyse benim kadar güçlü olmasıydı.
Gerçek Fransız mafyasını bulmak için balkona çıktım. Marque'nin insanların en az olduÄu yerde olacaÄını biliyordum. Bu gece o yer balkondu.
Onu hemen fark ettim. Rusya'daki üç seçkin mafya patronundan biri ve sevgili kız kardeÅim Vlada'nın babası olan rakipsiz Boris ile konuÅuyordu.
Birbirleriyle konuÅmalarına ÅaÅırmadım. Müttefik oldukları için hangi âpartideâ olurlarsa olsunlar iÅ konuÅurlardı.
âMarque. Boris,â diyerek selam verdim. Eski karısı babamla evlendiÄi için Boris beni pek sevmezdi.
Aileme neden hâlâ kin tuttuÄunu bilmiyordum. Karısını zaten hiç sevmemiÅ, onu sadece zevk için kullanmıÅtı. Anastasia en azından babamla evlenince istediÄi her Åeye kavuÅmuÅtu.
âEnrique. Seni buraya getiren nedir?â diye sordu Marque.
Ne demek istediÄini biliyordum. İçeride kardeÅi dururken niçin burada onunla konuÅtuÄumu sorguluyordu.
âKardeÅine saygı duymadıÄımı biliyorsun. Seninle iÅ yapmayı tercih ederim,â dedim.
Marque Boris'e baÅıyla gitmesini iÅaret etti. Boris biraz sinirlense de itiraz etmeden gitti.
Ailem artık Hope'un ailesiyle ortak olduÄu için diÄer olası müttefiklerimizi konuÅuyorduk. İspanyol ve İngiliz mafyaları en büyük mafyalardan ikisi olduÄu için büyük güce sahiptik.
Ancak güçlü mafyaları düÅmanımdan ziyade müttefikim olarak görmeyi tercih eden biriydim. Marque'ye de bu yüzden ihtiyacım vardı.
Tekrar içeri girdiÄimde gece yarısıydı. İnsanların çoÄu sarhoÅtu. Matt'in Hope'un elini tuttuÄunu, yanlarında duran Rubyânin de sinsi bir Åekilde gülümsediÄini gördüm.
Hopeâu aÄzından bilgi almak için sarhoÅ etmeye çalıÅtıÄından emindim ancak Matt bunun olmasına izin vermeyecek kadar yakınlarındaydı.
Mattâe âBuradan sonrasını ben devralırım,â dediÄimde Åükürler olsun ki itiraz etmedi. Bu pislikle tartıÅacak havada deÄildim. Sadece yata dönüp tüm bunları unutmak için uyumak istiyordum.
Bu uzun günün bir an önce bitmesini istiyordum.
âSiktir git, Enrique,â dedi sesi oldukça sarhoÅ gelen Hope. Elini tutup canını acıtmayacak Åekilde sıktım.
Hope düz bir çizgide yürüyemeyecek kadar sarhoÅ olduÄu için yata dönmemiz normalden uzun sürdü. AÄırlıÄının büyük kısmını bana veriyor olsa da oldukça ufak tefek olduÄu için sorun olmuyordu.
Onu odamıza bıraktıktan sonra bara gidip bir ÅiÅe viski aldım. Odaya geri döndüÄüme boÅ gözlerle etrafa bakıyordu.
âUyu, Hope,â deyip viskimi yudumlamaya baÅladım. Tadı boÄazımı yaksa da beni fazla etkilemeyeceÄini biliyordum.
âSenden. Nefret. Ediyorum,â dedi üstüne basa basa. Sadece yüzüne baktım. Hâlâ boÅ boÅ duvarı izliyordu.
âSöyle bana, tigre. Neden?â dedim. Bana soÄuk davrandıÄı için sinirlenmeye baÅlamıÅtım.
âSana nedenini defalarca söyledim! Ama tekrar söyleyeceÄim,â dedi küçük tigrem, iÄrenme ve nefret dolu bir sesle.
İÄrenip nefret ettiÄi kiÅi bendimâ¦
âHayatımı mahvettin! Sen ortaya çıktıÄın an hayatımdaki her Åey boktan bir hâl aldı. Seni tanımadan önce mükemmel bir hayatım vardı!â diye baÄırdı, gözlerini duvardan ayırmadan.
Gözlerinin dolduÄunu, aÄlamamak için kendini tuttuÄunu görünce sarılıp her Åeyin yoluna gireceÄini söylemek istedim ama yaptıklarımı kabullenemeyecek kadar gururluydum.
âVe Åimdi! Hayatımı yaÅayan bir cehenneme dönüÅtürmeye devam ediyorsun. Paramparça olmanın, cehennemde yaÅamanın nasıl bir Åey olduÄunu bilmediÄine eminim. Ne yaptıÄını asla anlayamayacaksın!â diye baÄırdı.
SarhoÅ konuÅması bittiÄinde elimdeki ÅiÅeyi parçaladım. Neyse ki neredeyse boÅ olduÄu için hiçbir Åey dökülmedi.
Zihnimin ücra köÅelerindeki anıları bastırmaya çalıÅarak, âHiçbir Åey bilmiyorsun!â diye baÄırdım.
Sonunda bakıÅlarını duvardan çekti. KızarmıÅ, ÅiÅ gözlerinden gözyaÅları süzülüyordu.
Aklından neler geçtiÄini bilmiyordum. Tek bildiÄim olup biten her Åeyi bana baÄlayıp beni suçlu görüyor olmasıydı.
Kulaklarımı delip geçen bir sesle, âO zaman söyle! HissettiÄim acıyla karÅılaÅtırabileceÄim bir Åeyler söyle!â diye baÄırdıÄında anılar zihnime akın etmeye baÅladı. Onları daha fazla saklayamayacaÄımı biliyordum.
^İspanya, 2003^
Tıpkı diÄer günlerde olduÄu gibi ailem için çalıÅan Claire ile birlikte ödevimi yapıyordum. Annemin beni büyütmesine yardımcı olmuÅ Claireâi ikinci annem gibi görüyordum.
O zamanlar sıradan bir çiftçi olarak çalıÅan babamla evli olan annem beni doÄurduÄunda sadece on sekiz yaÅındaydı.
YanlıŠzamanda doÄmuÅtum.
Ãiftçiler 1990âlarda kendilerini doyuracak kadar bile kazanamadıkları için ailelerine bakmaya para bulamıyorlardı. Babamın karısını ve yeni doÄmuÅ bebeÄini besleyecek parası yoktu.
Bu yüzden, yani benim yüzümden kirli iÅlere bulaÅtı. Küçük çeteler için çalıÅa çalıÅa zirveye ilerledi. Eline masum kanı bile bulaÅmıŠolabilirdi. Dolayısıyla benim elime deâ¦
Her Åey benim yüzümdendi.
On yaÅıma kadar ailemi tanımıyordum. Annem bana bakmak için fazla genç olduÄu, babam da elit mafyanın bir üyesi olmakla meÅgul olduÄu için beni Claire büyütüyordu.
Babam aslında kim olduÄunu onuncu doÄum günümde açıkladı. Sırf bunun için geri dönmüÅtü; kendime nasıl bakmam gerektiÄini öÄretmek için. Onun kim olduÄunu kabul etmem biraz zaman aldı. İki yıl sonra hâlâ kabullenmeye çalıÅıyordum.
DıŠkapı açılınca annemle babam içeri girdi. İkisini birlikte görmek garipti. Genellikle sadece annemi görebiliyordum. Babam neredeyse hiçbir zaman evde deÄildi.
Taburemden atlayıp âAnne,â diyerek koÅup sarıldım. Onu gördüÄüme ne kadar sevindiÄimi gördüÄü için gülümsüyordu. Bana mükemmel bir anne olmak için elinden gelenin en iyisini yapsa da bunun onun için ne kadar zor olduÄunu biliyordum.
Annem Claire ile sohbet ederken sabırla yanlarında bekledim. Masada oturan babam bir tür proje üzerinde çalıÅıyordu.
Babamın elit mafyanın bir parçası hâline gelmesiyle ilgili tek güzel Åey artık kimseyi öldürmek zorunda olmamasıydı çünkü bunu yapması için adamları vardı.
Mafyanın koruması gibi görünüp devlet için çalıÅıyordu. Ãok ideal olmasa da önceki iÅinden iyiydi.
Sonunda kendimi normal bir ailede yaÅıyormuÅ gibi mutlu hissediyordum. Ama uzun sürmedi...
Saniyeler içinde her Åey deÄiÅti. Her Åeyi aÄır çekimde gördüm. Kapımız büyük bir gürültüyle kırılıp yere düÅtü.
İçeri simsiyah maskeli adamlar girdiÄinde annemin kaçmam için çıÄlık attıÄını duydum ama artık çocuk deÄildim. Ailemin bana ihtiyacı olduÄunu biliyordum.
Ailemi korumak için yerimde durdum ancak biri tarafından kaldırılıp odanın diÄer tarafına fırlatıldıÄımda duvara çarpıp yere düÅtüm.
Sonra silahlar ateÅlendi. Hareket edemiyor olsam da artık hiçbir Åeyin normal olmadıÄını biliyordum.
Tam gözlerim kapanırken az sonra yanıma düÅecek olan annemin çıÄlıÄını duydum. Vücudundan ahÅap zemine kanlar akarken gözleri yavaÅça kapandı.
Gözümden bir damla yaÅ süzüldü. Bilincimi kaybetmemek için dirensem de baÅaramadım.
Son gördüÄüm Åey annemin kendi kanıyla kaplı cansız bedeni oldu.
Tekrar gözlerimi açtıÄımda evimize bir terörist saldırısı olduÄunu ancak tehdidin ortadan kaldırıldıÄını öÄrendim.
Babam annemin ölümünü haber verdiÄinde Åok olmuÅ gibi davransam da annemin gözlerimin önünde çaresizlik içinde izlemek zorunda kalmıÅtım. Babamın buz gibi bakan gözlerinden annemin ölümü için teröristleri deÄil beni suçladıÄını anlamıÅtım.
Annem benim yüzümden ölmüÅtü. Ben doÄduÄum için ölmüÅtü...
^Günümüz^
âLanet olsun, anlatsana!â Hope'un sesiyle hayatımın en karanlık gününden; beni sonsuza dek deÄiÅtirip öfkeli, acımasız bir katile dönüÅtüren günden çıkıp gerçek hayata döndüm.
Gözleri gerçeÄi öÄrenmeye kararlı olduÄunu söylese de bu Åekilde öÄrenmesini istemiyordum. Bunları farklı koÅullar altında duymasını istiyordum.
Odadan çıkarken sakin bir sesle, âİyi geceler, Hope,â dedim. Kalmamı istemediÄini biliyordum. Ben de istemiyordum. Bu gece olmazdıâ¦
Odadan çıktıktan sonra, Marque'den Hope'un Ruby'yi yatıma davet ettiÄine dair bir mesaj aldım. Hiçbir Åeyi deÄiÅtiremeyeceÄimi biliyor olsam da belki de... Belki de Hope'u kendi silahıyla vurabilirdim.
Bana karÅı güçlü duygular beslemediÄini biliyordum ama yapmak üzere olduÄum Åeyden kim olsa rahatsız olurdu.
~Bu oyun iki kiÅiyle de oynanabilir, tigre.~