HOPE
Köpekleri eve bıraktıktan sonra, Enrique'ye âHangi kulübe gidiyoruz?â diye sordum.
âNe saçma bir soru bu böyle. Tabii ki benimkine.â
âBDSM kulübüne mi yoksa bekâretimi aldıÄın yere mi?â dedim. KüstahlıÄım karÅısında ben bile ÅaÅkına dönmüÅtüm.
âLanet olsun, BDSM kulübünü nereden biliyorsun?â diye sordu.
Sanırım bilmemi istemiyordu.
âKat aÄzından kaçırdı gibi bir Åey. Oraya birkaç kez gitmiÅ,â dedim, bu sanki normal bir ÅeymiÅ gibi. Aslında bana daha önce söylemediÄi için çok kızgındım.
âKat sahibe miymiÅ?â diye sorduÄunda gülümsedim. O bile Katâin dominant olacaÄını düÅünüyordu.
âKulaÄa komik geldiÄini biliyorum ama itaat eden tarafmıÅ. Åimdi lanet olası soruma cevap ver,â dedim.
Hangi kulübe gideceÄimizi bilmek istiyordum. KardeÅlerimle bir BDSM kulübüne gitmek istemiyordum. Bu biraz aÅırı olurdu.
âİkisi de aynı yerde. Normal kulüp birinci katta, ancak altında sadece üyelerin girmesine izin verilen özel bir alan var. İÅte orası BDSM kulübü,â diye açıkladı. Sadece baÅımı salladım.
Yolun geri kalanında hiç konuÅmadan radyo dinledik. Herkesin hâlâ bizi takip ettiÄinden emin olmak için Kat'e mesaj attım. Landon ile Matt de bizimle geliyorlardı.
Derken aklıma bir fikir geldi. Olayı daha da eÄlenceli hâle getirmek için Sofia, Lana ve Liam'a bir mesaj gönderip hepsini bize katılmaya davet ettim.
Kulübe vardıÄımızda akÅam sekiz sularıydı. Bu da kulübün tam olarak açılmadıÄı anlamına geliyordu. Neyse ki sahibi Enrique olduÄu için sorunsuz bir Åekilde girdik.
Enrique, âHope, kulübün diÄer kısmına gitmeyi aklından bile geçirme,â dedi. Birinin bizi duyması ihtimaline karÅı âBDSMâ dememiÅti.
âTamam, baba,â dedim, alaycı bir tavırla. Åeytani derecede yakıÅıklı yüzünde bir sırıtıÅla üzerime eÄildiÄinde kaskatı oldum.
BaÅtan çıkarıcı bir sesle, âBana 'babacıÄım' diyebilirsin, prenses,â dediÄinde hafifçe göÄsüne vurdum.
Yanaklarımın kıpkırmızı olduÄunu; bunu onun da görebildiÄini hissettim.
âCesaretin hoÅuma gitti,â deyip cevabımı beklemeden kulübe girdi. Dakikalar sonra diÄerleri de bize katıldı.
Uzun zamandır görmediÄim arkadaÅlarıma sımsıkı sarıldım. Nick, Enrique, Liam, Matt ve Landon masa tenisi oynamaya giderken biz kızlar da hasret gidermeye karar verdik.
Kat, babamız olacak âsperm donörününâ yüzünü bir daha görmek istemediÄi için muhtemelen Liam'ın yanına taÅınacaÄını söyledi. Onun laflarıydı; benim deÄil.
Lana ile Sofia hayatlarından bahsettiler. Her ikisinin de yeni erkek arkadaÅları vardı. Yakında onlarla tanıÅıp kızlarıma düzgün davranıp davranmadıklarından emin olmalıydım.
Sofia, bana ne yaptıÄını öÄrendiÄinde John'dan ayrıldıÄını ve Åimdi herhangi bir çete için çalıÅmadıÄından emin olmak için hakkında ön araÅtırma yaptıÄı bir üniversiteliyle çıktıÄını söyledi.
Daha sonra, üç kız da Enrique ile olan iliÅkim hakkında art arda sorular sordular. Cevap olarak Kat'e söylediÄimin aynısını söyledim: âEmin deÄilim.â
Ne yazık ki gerçek buydu. Ne kendi hislerimden ne onun hislerinden emindim.
Beni inciteceÄinden, kalbimi kıracaÄından korkuyordum. Güçlü olmaya çalıÅsam da sanırım ona olan hislerim irademden daha güçlüydü. Bu yüzden olur da kalbimi kırarsa tamir etmeye gücüm olmayabilirdi.
Lana, âPeki bu gece sarhoÅ oluyor muyuz?â deyip göz kırptı.
Kat ile ben aynı anda, âLanet olsun, evet!â deyince hepimiz güldük. Sanırım ikimiz de bugün erken saatlerde olanları unutup sadece arkadaÅlarımızla eÄlenmek istiyorduk.
âHope, erkek arkadaÅlarımızı çaÄırmamızın sakıncası var mı?â diye sordu Sofia.
KaÅlarımı çattım. Neden soruyordu ki?
âTabii ki yok. Onları saatler önce davet etmeliydiniz,â dediÄimde sevinçle telefonlarını çıkardılar.
Enrique bizi bölerek, âKulüp açılıyor,â dedi.
Sızlanarak baÅımı salladım. Åu an çok huzurlu hissediyordum. Bangır bangır çalan müzik huzurumuzu kaçıracaktı. Bununla baÅ etmek için bir viskiye ihtiyacım vardı.
Enrique uzaklaÅmadan önce âBir bakar mısın, Hope?â dedi.
Gözlerimi devirerek peÅinden gittim.
âÃncelikle, o gözlerini devirme. Oyuncak hâlâ içinde ve bilgin olsun bende bir telefon daha var,â dedi.
Yüzüne ÅaÅkın bir Åekilde baktım.
~Lanet olsun, benimle oynayıp iÅkenceden kurtulduÄuma inanmamı saÄladı. Alçak herif çok zeki...~
âİkincisi, fazla içme. Kimsenin bana ait olan bir Åeyden yararlanmaya çalıÅmasını istemiyorum,â deyip kıkırdamama sebep oldu. EÄer o bir pislik olacaksa ben de olurdum.
âKendimi kimseye verdiÄimi hatırlamıyorum. Seks yapmadıÄım sürece istediÄim her Åeyi yapmama izin var. Tıpkı senin Ruby ile yaptıÄın gibi,â dedim.
Rubyânin adını anmak bile cinlerimi tepeme çıkardı. Ruby yok edilmesi gereken bir parazit gibiydi.
âBana kendini daha ilk 'efendim' dediÄinde verdin, tigre. Åimdi, arkadaÅlarının yanına git ve söylediklerimi aklından çıkarma.â
Cevap olarak orta parmaÄımı gösterdim.
Somurtarak masaya döndüm. Bir süre onu dinlemem gerekip gerekmediÄini düÅündüm. Sonra kuralları çiÄnemenin onlara uymaktan çok daha eÄlenceli olduÄunu hatırladım.
âKızlar, hadi gidip içki alalım. Parti zamanı!â dediÄimde sevinç çıÄlıkları attılar. Kulüp Åimdiden insanla dolduÄu ve bangır bangır müzik çaldıÄı için birbirimizi zor duyuyorduk.
âSekiz shot viski, lütfen. Enrique'nin hesabına yazın. Ben karısıyım,â dedim. Barmen baÅını sallayıp bardaklarımızı hayatı buna baÄlıymıŠgibi büyük bir dikkatle doldurdu. Belki de hayatı gerçekten buna baÄlıydı.
BardaÄımı kaldırarak, âYeni hayatımıza,â dedim. Kat, Lana ve Sofia da aynısını yaptıktan sonra küçük bardaklarımızı tokuÅturup kafaya diktik.
Bir sonraki bardaÄı alırken aynı prosedürü tekrarladım. Saniyeler sonra üçüncü turdaydım ama bu sefer votka içiyordum.
Bilmem kaç kadeh sonra hepimiz dans pistinin ortasında dans ederek eÄleniyorduk. Yani, daha çok birbirimize sürtünüp erkeklerin aklını baÅını alıyorduk.
Enrique'nin çok gergin olduÄunu; beni hemen Åu an becermemek için kendini zor tuttuÄunu görebiliyordum.
Toplamda sadece on tek attıÄım için henüz tamamen sarhoÅ deÄildim. Ancak aklımla bedenim birbirinden baÄımsız hareket ediyordu.
Bacaklarımı hissetmiyor olmam dans etmemi zorlaÅtırıyordu. Sanırım kızlarla birbirimize sürtünüp durmamızın sebebi de buydu. Böylesi çok daha kolaydı.
Enrique'nin bir yere gittiÄini görünce Katâe seslenip beni takip etmesini iÅaret ettim. BaÅka bir kuralı çiÄneme zamanıâ¦
Kat, âİyi misin?â diye sorunca sadece gülümsedim.
âO özel kulübe gidelim. Nasıl bir yer olduÄunu görmek istiyorum.â
BaÅını iki yana salladı.
~Lanet olsun, düÅündüÄüm kadar sarhoÅ deÄil.~
âMümkün deÄil. Efendi Enrique beni öldürür ya da Liam tarafından cezalandırılmamı saÄlar,â dese de derinlerde bir yerde gitmek istediÄini biliyordum.
âHadi, Kat. EÄer benimle gelmezsen yalnız giderim ve muhtemelen baÅımı belaya sokarım,â dedim.
Büyük kahverengi gözlerine bakarak ıslak köpek bakıÅları attım. BaÅı öne düÅtüÄünde sırıttım. Ben kazanmıÅtım.
âTamam ama kimsenin gözlerinin içine bakma. Bunu saygısızlık olarak görebilirler. Bir sahibe gibi giyinmediÄin için itaatkar bir köle gibi davranmalısın. Bu yüzden ben ne yapıyorsam onu yap ve sakın konuÅma.â
Heyecanla gülümsedim.
Kapısında iyi yarı bir adamın beklediÄi bir kapıya ulaÅtık. Kabız olmuÅ gibi görünen adam gülümsememize hiçbir tepki vermeyince dayanamayıp güldüm.
Ancak duygularımı çabucak kontrol altına alıp tekrar ciddi bir ifade takındım.
âİçeri girmemize izin ver,â dediÄimde yine hiç tepki göstermediÄinde ÅaÅırmadım.
âBurası özel bir alan. Sadece üyeler için,â dedi fısıldar gibi.
Bu sanki beni korkuturdu da⦠Bakalım kim olduÄunu öÄrendiÄinde böyle tepkisiz kalmaya devam edebilecek miydi?
âEminim Sahip Enrique'nin seni kovmasını istemiyorsundur, deÄil mi? Ah evet, söylemeyi unuttum. Kendisi kocam olur,â dedim.
Maskesi düÅünce korku dolu yüzü ortaya çıktı. âÃzgünüm, Bayan Garcia,â deyip hemen kenara çekildi.
SakinleÅmek için birkaç derin nefes almam gerekti. Bana âGarciaâ diye seslenmiÅti. Enrique ile ne tür bir iliÅki içinde olursam olayım her zaman önce bir âAndersonâ olacaktım.
İçeri girince, kulübün BDSM kısmının olduÄu alt kat olduÄunu düÅündüÄüm yere inen büyük bir merdiven gördüm.
Merdivenlerden hızla inip ikinci bir kapıyı açtıÄımda ÅaÅkınlıktan aÄzım açık kaldı.
Etrafıma bakarak, âKahretsin, bu düÅünebileceÄim her Åeyden daha havalı,â diye mırıldandım.
Simsiyah duvarlar ortamı daha da özel gösteriyordu. Etrafta buraya kimseye çaktırmadan nasıl geldiklerini anlamadıÄım bir sürü insan vardı.
ÃoÄu yarı çıplak olan kölelerin bir kısmı sadece bir tasma içinde geziyordu.
Bazılarının önünde kölesi olan bazıları yalnız takılan sahiplere bakınca yutkundum. Beni ortadan ikiye ayıracaklarmıŠgibi görünüyorlardı.
ÃoÄu, kaslı vücutlarını gösteren deri kıyafetler giymiÅ erkeklerdi.
Soluma dönüp etrafı izleyen Katâe baktım. Ellerini arkaya baÄlamıŠolması zaten ufak tefek olan bedenini daha da ufak gösteriyordu.
âHope, sana neyin nerede olduÄunu göstereyim,â dediÄinde cevap olarak baÅımı salladım.
âÃnümüzde, çoÄunlukla ceza sahneleri için kullanılan küçük bir platform var. Bir tane de normal sahneler için kullanılan var,â dedi, bir Åekilde gözden kaçırdıÄım yükseltilmiÅ bir alanı iÅaret ederek.
âSaÄ tarafa gidersen sahnelerin ya da cezaların gerçekleÅtirildiÄi daha fazla platform görebilirsin. Bu platformun arkasında içki alabileceÄin bir bar var.â
âAncak itaatkârlar kendileri için sadece alkolsüz içecekler alabilirler. Herhangi bir alkol almak isterlerse efendilerinden onlarla birlikte gelmesini istemek zorundadırlar.â
Bu haksızlıÄa sesli bir Åekilde tepki verdikten sonra devam etmesi için baÅını salladım.
âSola gidersen sadece seçkinlerin oturduÄu VIP platformunu görürsün. Seçkinler temel olarak, Sahip Enrique ile onun sahip ve kölelerinden oluÅan grubudur,â dediÄinde elinden tutup bahsettiÄi yere sürükledim.
VIP bölümün ne kadar farklı olduÄunu görünce gözlerimi devirdim. Kanepeler bir servete mâl olmuÅ gibi görünürken, masalar en iyi ahÅaptan yapılmaydı.
Platformun ıÅıkları kapalı olsa da her Åeyin ne kadar pahalı olduÄu açık seçip görülebiliyordu.
Hemen önünde diÄerlerinden çok daha büyük bir platform vardı. Sanırım Kat'in bahsettiÄi platform buydu.
âİÅte ana sahnelerin sergilendiÄi yer burası. VIP bölümünün altında üyelerin gösterinin tadını çıkarabileceÄi kanepeler görebilirsin. Tabii isterlerse ayakta da durabilirler,â dedi Kat.
Bir kez daha sessizce baÅımı salladım.
âHer sahibin kendi zevkine göre döÅediÄi özel odalara açılan küçük koridorlar var. Enrique dâhil olmak üzere toplam yirmi yedi sahip var.â
âGördüÄün gibi burada bu rakamdan daha fazla insan var. Bunun nedeni kölelerin üye olabilmelerine raÄmen kendilerine ait odalara sahip olamamaları,â dedi.
KaÅlarımı çattıÄımı görünce, âOdaları yok çünkü üyelik için para ödemiyorlar. Zaten tüm sahiplerde birer oda olduÄunu için kölelerin ayrı odaları olmasına gerek yok,â diye açıkladı.
Bu fikri de adil bulmasam da yorum yapmadım. Bu konuda Enrique ile konuÅmayı tercih ederdim.
Birden kolumdan çekip, âKahretsin. Gitmeliyiz,â dedi.
âNeden?â diyerek aniden durduÄumda üstüme devrilip göÄüslerime çarptı.
âÃünkü sahiplerden biri geliyor. Lanet olsun, çok geç...â deyip küfrettiÄinde arkamızı dönüp oldukça ürkütücü görünen bir adamla burun buruna geldik.
Beni yanlıŠanlamayın, kesinlikle yakıÅıklıydı ama benimle âoynamakâ isteyebilecek bir sadist olabileceÄi gerçeÄi yüzünden ürkütücü buluyordum.
âKöleler, efendileriniz nerede?â diye sordu. Adamın yüz hatlarını zar zor seçebiliyordum.
Uzun, ince bir bedeni vardı. Deri pantolonu ereksiyonunu saklamaya yetmiyordu. Enriqueânin karın kasları kadar olmasa da belirgin karın kasları vardı. Hafif kirli sakallı, koyu kahverengi gözlü bir adamdı.
âSahip Antonio, sahibim üst katta arkadaÅlarıyla takılıyor,â dedi Kat, tereddütle.
Antonio bakıÅlarını bana çevirdi. BaÅımı önde tutmaya çalıÅsam da içimden bir ses ona bakmamı söyleyince baktım. KaÅlarını çatsa da bir Åey söylemeden cevabımı bekledi.
Katâin tüm uyarılarını görmezden gelip, âBen kimseye ait deÄilim,â dediÄim için saniyeler içinde duvara yapıÅtırıldım.
Kocaman elini boÄazıma dolamıŠolmasına raÄmen inatçılıÄım yüzünden hâlâ gözlerinin içine bakıyordum.
âKöle, bana saygısızlık etmeye nasıl cüret edersin? EÄer bir sahibin yoksa sahibin olmaktan memnuniyet duyarım,â dedi, hafifçe sırıtarak.
Boynumu sıktıÄı için nefes alamıyordum.
Kat, âSahip Antonio, lütfen piÅman olacaÄın bir Åey yapma,â dediÄinde adam gözlerini anında ona çevirdi. Katâin gözleri ise yaÅarmıŠgözlerimdeydi.
KonuÅamadıÄım için bakıÅlarımla adamın üstüne gitmemesini anlatmaya çalıÅtım.
âSaygısız bir köleyi cezalandırdıÄım için neden piÅman olacakmıÅım ki?â dedi adam.
Katâin daha fazla Åey söylememesi için ona bakarak baÅımı sallamaya çalıÅtım. Sonunda beni dinleyip bakıÅlarını hüsranla yere indirdi. Beni bu durumdan kurtarması için Enrique'ye ihtiyacım yoktu. Sonuçta benim hatamdı.
Adam, âBeni takip et,â dedi. Ancak saçımdan tutup peÅinden sürüklediÄi için buna tam olarak takip etmek denemezdi.
Beni VIP platformun karÅısındaki büyük sahneye götürdüÄünde Katâi görmek için etrafa baktım ama hiçbir yerde yoktu.
~Beni bırakıp gitti mi?~ dedim, inanamamıŠgibi. Bir yandan da mutluydum. Burada ne olacaÄını görmesine gerek yoktu.
Müzik kapanınca herkes sahnenin etrafına toplandı. Gözlerime yaÅlar dolsa da kendimi tuttum. Hiçbiri gözyaÅlarıma deÄmezdi. BakıÅlarımı indirip baÅıma geleceklere razı oldum.
Sonuçta, hepsi benim hatamdı.
Birden kendimi dizlerimin üstünde buldum. Adam saçımı çekmeye devam ettiÄi için ne yaptıÄını tam olarak göremiyordum.
Bacaklarımı deri kelepçelerle baÄladıÄını hissettim. Sonra aynı iÅlemi ellerimle tekrarlayıp ayak bileklerimle el bileklerimi birbirine kelepçeleyip garip bir pozisyona girmemi saÄladı. Yüzüm yere bakarken popom yukarı bakıyordu.
EteÄimi yırtmaya baÅladıÄında gözlerimi kapattım. Sonunda saçlarımı bıraktıÄında acı içindeki saç derimi ovuÅturmak istesem de ellerim baÄlı olduÄu için yapamadım.
âİz bırakacaÄıma söz veriyorum,â diye fısıldamasının saniyeler sonrasında popoma inen bir kırbaç darbesiyle çıÄlık attım.
ÃıÄlıklarım ve hassas tenimde Åaklayan kırbaç sesi dıÅında çıt çıkmıyordu. Acıdan gözlerim yaÅarmaya baÅlamıÅtı.
Sırtımdan ter ya da kan benzeri bir Åeyin aktıÄını hissedebiliyordum. Kolayca sıyrılan bir crop giydiÄim için kendimden nefret ediyordum.
Rıza göstermediÄim âcezanınâ ne kadar sürdüÄünü bilmesem de korkum acıyı yavaÅça uyuÅturdu. BDSM'nin amacı her Åeyin rızaya dayalı olması gerektiÄi deÄil miydi?
Bana iÅkence etmesine kesinlikle izin vermemiÅtim.
Artık vücudumu kontrol edemiyordum. Bulanık görmeye baÅlayan gözlerim vücudumun bu eziyete daha fazla dayanamayacaÄını gösteriyordu.
Bundan kurtulabilir miydim? Neden ölmekten korkmuyordum? Neden bir serserinin beni öldüresiye dövdüÄü gerçeÄini kabul ediyordum?
~Neden ben?~