HOPE
Sekiz buçuk aylık hamileydim. SaÄlıklı üç bebeÄimle bitiŠçizgisine yaklaÅmıÅtık. Bugün 2 Nisan'dı. 16 Nisan'da doÄum yapmam gerekiyordu.
Herkes üçüzleri heyecanla bekliyordu. Ailemizde on yıllardır ilk defa üçüz doÄacaÄı için heyecan büyüktü.
Derslerime yetiÅmekte zorlandıÄım için okul bursum resmen baÅkalarının desteÄiyle ayakta duruyordu. Kendimi hasta ya da kötü hissettiÄimde, çocuklar ve Kat ödevlerimi yetiÅtirmem konusunda yardımcı oluyorlardı.
Ãnceden misafir yatak odası olan bir odayı üçüzler için bebek odasına dönüÅtürmüÅtük. BeÅiklerin her biri Enriqueânin ısrarlarıyla elmaslarla süslenmiÅti.
Ãocuklarımızın en iyi Åeyleri hak ettiklerini söylüyordu. Yine de beÅiklere elmas yapıÅtırmayı biraz abartılı buluyordum.
Her beÅiÄin üzerinde bir isim yazıyordu. Rengi açık pembe olan birinci yatakta Kendall yazıyordu. Katâin ismi gibi K ile baÅlamasını istediÄim için bu ismi bulmuÅtum.
İsmini Enrique ile ortaklaÅa bulduÄumuz Mateoânun beÅiÄi bebek mavisiydi. İki kız kardeÅini koruyup kollayacak bir çocuk için mükemmel bir isimdi.
Son beÅik de açık pembeydi ve üzerinde Haven yazıyordu. Enrique ikinci kız için mükemmel bir isim olduÄunu söylemiÅti.
Bütün isimler büyük elmaslarla yazıldıÄı için Enrique'yi öldürmek istiyordum. O pislik yüzünden evimize gelen bütün misafirler Åımarık, zengin züppeleri olduÄumuzu düÅüneceklerdi.
Liam Katherineâe yılbaÅı gecesi evlenme teklif edince ikili evlenmeye karar vermiÅti. Katâin bir yüzük yüzünden aÄladıÄını görmek hem çok tatlı hem çok komikti. DüÄünün sıcak havada olmasını istedikleri için temmuz ayında evleneceklerdi.
Romeo ve Roy aralık ayında hiç kimseye haber vermeden evlendiler. Gizlice evlenmelerine çok kızdıÄım için onları bir ay boyunca görmezden geldim.
Bu onları çıldırtınca günlerce af dileyip baÅka bir düÄün daha yapabileceklerini söylediler. Ve gerçekten de yaptılar. BaÅ nedime olarak katıldıÄım muhteÅem bir düÄün oldu.
Royâun çocukları olarak gördüÄümüz kardeÅleri sürekli etrafta sürünüp koÅturarak bize zor zamanlar yaÅatıyorlardı. Ãçüzler de doÄunca ortalık iyice Åenlenecekti.
Neyse ki, Levi onlardan sadece on ay, Thanatos da bir buçuk yaÅ büyük olacaÄı için aralarında büyük bir yaÅ farkı olmayacaktı. Hepsinin iyi geçinmesini umuyordum.
Amerika'dan dönmüŠolan Vlada küçük Åeytanların doÄumuna hazırlanmama yardım ediyordu.
İkimizin de dıÅarı adım atması yasak olduÄu için Kat'in üçüzler için satın aldıÄı kıyafetlere bakıyorduk.
Enrique bunu sır olarak saklamaya çalıÅsa da ben sinirden küplere binince her Åeyi anlatmıÅtı. Karnı burnunda bir hamile genç bir sırrı öÄrenmek istediÄinde kimse buna engel olamazdı.
Bir ay kadar önce, bilinmeyen bir kaynaktan bir tehdit mektubu almıÅtık. Bilinen tüm çetelerle barıŠyaptıÄımız için kimse bunun hangi çetenin iÅi olduÄundan emin deÄildi.
Bu piç kurusu lider dıÅında peÅimizde kimse yoktu. Ne yazık ki kim olduÄuna dair bir fikrimiz de yoktu.
Birinci mektuptan sonra intikamın çok tatlı olduÄunu, ettiÄimizi bulacaÄımızı söyleyen beÅ mektup daha almıÅtık. Beni asıl endiÅelendiren bu mektupların bazılarının direkt bana hitaben yazılmıŠolmasıydı.
Yazan kiÅi her Åeylerini ellerinden alıp hayatlarını mahvettiÄimi söylüyordu. Bu mektubu yazan kiÅi her kimse akıl hastanesine kapatılması gereken bir Åizofrendi.
âEnrique, ayaÄa kalkmak için yardımına ihtiyacım var,â dedim. GöbeÄim yüzünden yerden bile kalkamadıÄım gerçeÄinden nefret ediyordum. Bu üç ufaklık pek de ufak deÄillerdi.
Oldukça gergin görünen Enrique beni ayaÄa kaldırırken, âHope, Nick'in evine gitmemiz lazım. Bir toplantı yapıyoruz. Herkes orada olmak zorunda,â dedi.
Artık neredeyse hiç uyumuyordu. Kaç kez bunun çok saçma olduÄunu, beni izlemek zorunda olmadıÄını söylemeye çalıÅsam da geceleri baÅımda nöbet tutmaya devam ediyordu.
Arabalarımıza atlayıp hızla abimin evine yol aldık. Bir konvoy hâlinde aynı yöne giden toplam otuz arabaydık.
Eve vardıÄımızda Kat, âSelam, kardeÅim,â diyerek sarıldı.
Nick'in evi kesinlikle bir kiÅinin ihtiyaç duyduÄundan çok daha büyüktü, ama sonuçta o parayı kazanıyordu. Ne yazık ki hâlâ bekârdı. Ailenin en büyüÄü olmasına raÄmen aradıÄı kiÅiyi bulamayan tek kiÅiyi oydu.
Ben onaylamasam da birçok farklı kızı becermek daha çok hoÅuna gidiyordu.
Kat, Nick'in gitmemizi söylediÄi arka bahçeye girmeme yardım ederken âNeler olduÄunu biliyor musun?â diye sordum.
âHayır. Sadece pek hayırlı bir Åey olmadıÄını biliyorum,â dedi. Cevap olarak sadece baÅımı salladım.
Sanırım tehditler daha da ciddileÅmiÅti. İç çekip en az üç yüz kiÅinin sessizce beklediÄi açık alana girdim.
İki farklı çeteden gelmiÅ olan adamlar Enrique ile Nick'in kontrolleri altındaki toplam adam sayısının sekizde biri bile deÄildi. Her iki çetemiz de dünyanın en büyük beÅinde yer alıyordu.
İlk iki sıra bize aitti.
Birlikte eÅsiz bir güce ulaÅıyorduk.
Kat ile ben Vânin yanına oturduk. Matt, Liam, Romeo ve Roy'un kalabalıÄın içinde yan yana durduklarını görebiliyordum.
Ben hamile olduÄum için verandada oturuyorduk. V zaten Enriqueânin kardeÅi olduÄu için abisinden birkaç adımdan fazla uzaklaÅmasına izin verilmiyordu. Kat'in de bensiz herhangi bir yere gitmesine asla izin vermezdim.
Nick ve Enrique âparaâ kokan siyah takım elbiseler içinde kapıdan girdiklerinde her yer sessizliÄe büründü. Hiçbir duygu barındırmayan yüz ifadelerini görünce gerildim.
Abimin ÅapÅal bakıÅlarını, Enrique'nin gülümseyen yüzünü görmek isterdim. Sadece gözleriyle insan öldürebilecek gibi görünen iki adam deÄilâ¦
Enrique ile Nick tehditler ve herkesi güvende tutmak için neler yapılması gerektiÄi hakkında konuÅtular. KonuÅmadan sık sık kopup, etrafta kaç koruma olduÄunu saymaya çalıÅıp elli üçe gelince bıraktım.
KonuÅmayı bitirdiklerinde büyük alkıŠaldılar. Sonra bir çıÄlık duyuldu. AlkıÅlar yerini acı iniltilere, silah seslerine, deriyi delip geçen kurÅun seslerine bıraktı.
Neredeyse günlük güneÅlik olan arka bahçe bir anda bir savaÅ alanına dönüÅürken sanki gökyüzü bile kararır gibi oldu.
Herkes koÅuÅturmaya baÅladı. Silahlar ateÅlendi. Kan döküldü. ÃıÄlıklar duyuldu.
Birinin beni yerden kaldırdıÄını hissedip kim olduÄuna bakınca beni kurtarmaya gelmiÅ olan abimle göz göze geldim.
O an ne yapacaÄımı bilemeyip Enrique'yi ve diÄerlerini görebilmek için çılgınca etrafıma baktım ama görebildiÄim tek Åey kandı.
Kimse hazırlıklı deÄildi. Korumalarla bizim çocuklar dıÅında kimsenin silah getirmesine izin verilmemiÅti. Bu yüzden masum insanlar, bazıları anında öldüren kurÅunlarla bir bir yere düÅüyordu.
İnsanlarımızın ölmesini izlerken gözümden yaÅlar aktıÄını hissettim.
âHayır!â Bir anda diÄerlerinden daha yüksek bir çıÄlık duydum. Kendi çıÄlıÄımdı. GöÄsünün her iki yanından kan akan abim gözlerimin önünde yere düÅmüÅtü.
Kaçmam için yalvaran gözlerle baksa da onu burada yalnız bırakıp ölmesine izin veremezdim. O benim abimdi.
âKoÅ,â diye fısıldadı, aÄzından koyu kırmızı kan gelmeden önce.
Ayakta durmaya gücüm kalmadıÄı için dizlerimin üstüne çöktüm. BaÅımı abimin baÅının üstüne koyup uyanık kalması için yalvarırken bir yandan da yardım çaÄırıyordum. Koyu kahverengi saçları gözyaÅlarımdan ıslaktı.
Yardım çıÄlıÄımı duyan kimse yoktu. Duysalar bile kendilerini kurtarmaya çalıÅıyorlardı. Kendi abime bile yardım edememenin verdiÄi çaresizlik hissiyle aÄladım.
Birkaç dakika sonra, âSeni seviyorum,â diye fısıldayıp hareketsizleÅti. Kalbi atmayı bıraktıÄında dünya benim için sessizleÅti.
Gözlerim bulanıklaÅtı. Ãlen abim dıÅında her Åey neredeyse görünmez hâle geldi.
Gözlerim kapanıp vücudum hissizleÅmeden önce abimin cansız bedenin yanına düÅtüÄümü hissettim.
Ben de ölmüŠgibiydim...
***
Acı⦠DuyabildiÄim, görebildiÄim, hissedebildiÄim tek Åey acıydı. Midem kendi içine kıvrılıyormuÅ gibi, göbeÄim parçalanıyormuÅ gibi hissettiÄim için ölmek istiyordum.
âHope iyi olacaksın. Bebeklerimiz biraz erken doÄacak ama sorun yok,â diyen Enrique'nin sesini duyunca biraz sakinleÅtim. DoÄum yapıyordum. Ama daha zamanı deÄildi.
Bir Åeylere tutunmak zorunda hissettiÄim için Enriqueânin elini tutarak âAma çok erken,â diye baÄırdım.
âZamanı geldi. Artık hazırlar,â diye cevap verdiÄinde tekrar çıÄlık attım.
Günlerce sürmüŠgibi gelen bir acı hissettim. İlk bebeÄin aÄlamasını duyunca gülümsedim. Acıdan çıÄlık atıp, aÄlayıp, gülümserken muhtemelen deli gibi görünüyordum.
Bu dünyaya hayat getiriyordum.
Gözlerimi tekrar açtıÄımda, âBebeklerimi kucaÄıma almak istiyorum,â dedim. Gözleri kıpkırmızı olmuÅ olan Enrique aÄlıyor gibiydi.
~Hayır, bebeklerim olmazâ¦~
âHaven baÅaramadı,â diye fısıldadı.
Gözlerim doldu; tekrar aÄlamaya baÅladım. Küçük bebeÄim... Daha kucaÄıma bile almamıÅtım.
Enrique küçük Kendall ile Mateo'yu kucaÄıma verdiÄinde aÄlamayı bıraktım. Kız kardeÅlerinin öldüÄünün farkında olmadan huzur içinde uyuyorlardı.
Ãocuklarım ve tüm bu zaman boyunca benim için güçlü kalmıŠolan kocam için, aÅkım için güçlü olmak zorundaydım.
Gözlerimi tekrar kapatmadan önce alınlarından öptüm. Ãocuklarımın doÄum gününün böyle olmaması gerekiyordu. Hiçbir Åeyin böyle bitmemesi gerekiyordu.
~Bunu hak etmek için ne yaptım?~