HOPE
Bir ay olmuÅtu. Ãlenlerin ardından yas tutarak geçen bir ay. Hayatlarını kaybeden her bir üye saygıyla muamele edilerek ailelerine verildi.
Haberi aldıklarında aÄlayan anneleri, eÅleri, çocukları görmek dünyanın en zor Åeyiydi.
Ama yapılması gereken buydu.
Enrique, en iyi hizmeti aldıklarından emin olmak her bir aileye defin iÅlemlerinde yardımcı oldu. Güçlü görünmeye çalıÅsa da gün geçtikçe daha da periÅan hâle geldiÄini görebiliyordum.
Tek baÅına güçlü olamayacaÄını bildiÄim için onu desteklemek için yanındaydım.
İki kıymetli evladım da saÄlıklıydı, ki Tanrı'dan istediÄim tek Åey de buydu. Ama geçen ay hepimiz için çok zor geçmiÅti. ArkadaÅlarımızdan, iÅ arkadaÅlarımızdan, ailemizden kayıplar vermiÅtik.
Enrique her Åey için kendini suçluyordu. Ona ne kadar yardım etmeye çalıÅsam da bir katır kadar inatçı olduÄu için iÅe yaramadı. O gün ölen altmıŠüç üyeden de kendini sorumlu tutuyordu.
Nickolas ile Haven'ın ölümlerinden de kendini sorumlu tutuyordu. Büyük resmi göremeyip kendini suçluyordu.
Sürekli aÄlayıp acı çekmekten bıkmıÅtım. Düzinelerce insanın ölümünün sorumlusu Daniel iken kocamın kendisini suçlamasını istemiyordum.
Sözde babamın her Åeyin arkasında olduÄunu öÄrendiÄim gece üzülmeyi bıraktım. Ãfkelendim, ölmesini istedim ama zaten ölmüÅtü. Bu iÅin arkasında olduÄunu da bu Åekilde anlamıÅtık.
İçimden~ Cehennemde çürü, pislik!~ diyerek acı bir Åekilde güldüm. O canavarı beni zorla evlendirmesinden sonra bile sevmeye devam etmiÅtim.
Her Åeye raÄmen sevmeye devam etmiÅtim. Ama o ne yaptı? OÄlunu, torununu, bizi koruyan onlarca insanı öldürdü.
âHope.â Enrique'nin yumuÅak sesi beni bir kez daha öldüÄünü görmek istediÄim, sonsuza dek acı çekmeyi hak eden kiÅi hakkındaki düÅüncelerimden çıkarıp gerçek hayata döndürdü.
âEnrique, ne oldu?â dedim, artık gözlerinin altından hiç eksik olmayan, kalıcı koyu halkalara bakarak.
Enrique iki çeteye de liderlik etmeye çalıÅtıÄı için sürekli çalıÅıyordu. Bunun artık sona ermesi gerekiyordu. Kendine böyle iÅkence etmeye devam edemezdi.
âYok bir Åey, aÅkım. Sadece sana bakmak istedim,â dedi, dudaklarımı yorgunluÄunu ele verircesine yumuÅak bir Åekilde öpmeden önce.
~Artık yeter. Buna bir son veriyorum.~
âEnrique Manuel Garcia, kıçını üstüne oturup dinleniyorsun. Saçmalıklarından bıktım artık. Her zaman güçlü olmaya çalıÅmayı bırak. Bazen güçsüz olmak senin de hakkın. DüÅtüÄünde yardım etmek için buradayım.â
Sesim ilk baÅta yükselse de konuÅmanın sonunda Enriqueânin yüzünü ellerimin arasına almıŠfısıldıyordum.
Yıkık, periÅan görünüyordu. Sonunda bakıÅlarını yere indirip duygularını serbest bıraktı.
âÃzür dilerim,â diye fısıldadıÄında gözünden baÅparmaÄımla sildiÄim bir damla yaÅ süzüldü.
âSen özür dilenecek bir Åey yapmadın. İki yüzden fazla kiÅinin canını kurtardın, bir tanecik Kendall ile Mateomuzu kurtardın,â diye fısıldadım.
Vücudunun hafifçe sallandıÄını, parmak uçlarımın acı gözyaÅlarıyla ıslandıÄını hissettim. BastırdıÄı bütün hayal kırıklıklarını, üzüntüleri serbest bırakarak aÄlamaya baÅladı.
Gözünden birkaç damla gözyaÅı süzülürken, ~âTe amo,â~ ~diye fısıldadı. Onu acı içinde görmeye dayanamıyor olsam da kendini daha iyi hissetmek için buna ihtiyacı vardı.
âBen de seni seviyorum,â dedim, minik bir gülümsemeyle.
KaÅlarını çattıÄında olayları net bir Åekilde görecek hâle gelene kadar her Åeyi sorgulamaya devam edeceÄini anladım.
âNeden? Beni nasıl sevebilirsin? Ben bir canavarım,â dedi. Belli ki kalbimi sonsuza kadar mühürlediÄinin farkında deÄildi.
âSen bir canavar deÄilsin ve eÄer öyle olsaydın herkesin senin gibi bir canavar olmasını isterdim. Kocaman bir kalbin var, Enrique. Hiçbirimiz mükemmel deÄiliz; hepimizin hataları var ama ne olursa olsun seni her zaman seveceÄim.â
âBuna inanmasan bile sana sonsuza dek âÅık olacaÄım,â dedim.
Kahverengi gözleri bastırmaya çalıÅtıÄı gözyaÅlarıyla doluydu.
âBu benim soruma cevap vermedi,â dediÄinde inatçılıÄı karÅısında iç çektim.
Ãat pat İspanyolcama baÅvurarak, â~Te amo sin sobre como, ni cuando, ni de donde, te amo directamente sin problemas ni orgullo: asi te amo porque no se amar de otra manera,~â dedim.
KulaÄa nasıl geldiÄinden emin deÄildim ama umutlu gözlerinden ne demek istediÄimi anladıÄını anladım. Sonunda yüzümde bir gülümseme belirdiÄinde derin, tutkulu bir öpücük verdi.
Ben küçük bir kız gibi gülümseyerek geri çekilmeden önce âSeni çok seviyorum,â diye fısıldadı.
âKendine bu Åekilde iÅkence etmeyi bırakacaÄına söz ver. Dinlenmeye ihtiyacın var. Bebekler yakında daha çok ilgi isteyecekler. O zaman geldiÄinde yanlarında olmanı istiyorum,â dedim.
Tamam der gibi kafa salladı.
âGüçlü olmana yardım edeceÄim. Seninle daÄların, kayaların üzerinde yürüyeceÄim. Olur da düÅersen kalkmana yardım edeceÄim,â diye devam ettim.
Dudaklarında küçük bir gülümseme belirdi. âSen benim umudum, kurtuluÅum, hayatımsın. Her Åeyimsin...â
Sözleri gözlerimi doldurdu ve bu sefer gözyaÅımı silen o oldu.
GömleÄini çıkarıp üstüme giydim. Enriqueânin kokusunu seviyordum. Beni kendine çektiÄinde baÅımı göÄsüne yaslayıp uyum içinde atan kalplerimizi dinledim.
Belki de olay mutlu son deÄil; hikâyenin ta kendisiydi.
^BEÅ YIL SONRA^
âAnne!â diye baÄırıp, koÅarak yanıma gelen Kendall içi dıÅına çıkarcasına aÄlıyordu.
~Bu çocuklar yine ne yaptılar?~
Kendall göÄsüme yaslanmıŠhiçbir Åey söylemeden aÄlamaya devam ediyordu. Kat ile Liam'ın kızları Eve ve River sadece iki yaÅında oldukları için oÄlanlarla oynayabilecek yaÅta olan tek kız Kendallâdı ve sadece erkeklerle oynamasının zor olduÄunu biliyordum.
âMateo, Thanatos, Levi!â baÄırdım. Ãocuklar saniyeler sonra baÅları önlerinde köÅeden çıktılar. En büyükleri Thanatos açıklamaya çalıÅsa da susturdum. Mazeret uydurmanın zamanı deÄildi.
âOnu aÄlatmayı bırakmanız gerektiÄini biliyorsunuz. Onu üzen kiÅilere yumruk atmanız gerekiyor; Kendallâa deÄil. Hepiniz onun kardeÅi sayılırsınız,â dedim.
BaÅlarını sallayarak, âÃzür dileriz,â dediler.
Gerçekten çok hızlı büyüyorlardı.
Kendall, âAnneciÄim, kız mı olacak yoksa erkek mi?â deyince bugün nasıl olsa öÄreneceÄimi düÅünerek omuz silktim.
Enrique ile muayeneye gittiÄimizde doktor bebeÄin cinsiyetini bir kâÄıda yazmıÅtı. Kat da hamile olduÄu için bir cinsiyet öÄrenme partisi yapmaya karar vermiÅtik.
KâÄıtlarımızı bebeklerin cinsiyetini eÅlerinin de yardımıyla bir tür sürprizle açıklayacak olan Vlada'ya verdik.
Birden bütün çocuklar, âKillian Amca,â diye baÄırdı. Killian kocaman gülümseyip, hepsini tek tek kucaÄına alıp döndürdü. Killian, her iki çocuÄumuz için de mükemmel bir vaftiz babasıydı.
İkizlerin vaftiz anneleri Kat olduÄu için Vânin de en küçüÄümün vaftiz annesi olmasını istiyordum.
Killian'ın kocası ve efendisi Ryder, kucaÄında küçük Klaus ile yürüyordu. Onu birkaç ay önce evlat edinmiÅlerdi. O zamandan beri dünyanın en mutlu insanlarıydılar.
Killian'ın bazı itaatkar eÄilimleri olduÄu için, Ryderâın onu bir dominant pasife çevirmiÅ olmasına ÅaÅırmıyordum. Gerçi Ryder da arada sırada biraz ter döküp kan kaybetmek zorunda kalmıyor deÄildi.
Killian gerçekten kaçıÄın teki olsa da abim gibi seviyordum.
Karnımı okÅamadan önce yanaÄımdan öpüp, âBebek nasıl, melek?â diye sordu. Bu sefer tek bebek beklediÄim için karnım ilk hamileliÄimdeki kadar büyük deÄildi.
âBir boÄa kadar saÄlıklı,â dediÄimde yaptıÄım benzetmeye güldü.
Enrique, âTigre,â diye baÄırınca arkama dönüp kollarına atladım. Enrique Åu an İngiliz mafyasının lideri olan Roy ile çete konularıyla ilgili görüÅmek için birkaç günlüÄüne gitmiÅti.
Enrique ile ben bu pozisyon için en uygun kiÅinin Roy olduÄuna karar vermiÅtik.
Dudaklarına küçük küçük öpücükler kondurarak âSeni çok özledim,â dedim. Ãocuklarla Killian'ın Enriqueâye gösterdiÄim sevgiyi görünce âAyyâ¦â dediklerini duydum.
âSelam, çocuklar.â Sonunda evden çıkan Katâin yanakları biraz kırmızı görünüyordu. âTuvaleteâ gitmesinin neden bu kadar uzun sürdüÄünü bildiÄim için sırıttım.
Ardından Liam da evden çıktı. İkisi de hiçbir Åey olmamıŠgibi davranmaya çalıÅsalar da bunda oldukça baÅarısız oldular.
Kısa süre sonra tüm kadro tamamlanınca yerlerimize geçtik. V peÅi sıra gelen Matt ve Mark ile ortaya çıktı. Nasıl olduÄunu bilmiyordum ama masum V'im o kadar masum deÄildi.
İkiz kardeÅlerle evlenmiÅti. Evet, Matt'in bir ikizi vardı.
V, âÃncelikle, ikinizin de sadece birer bebekleri olacaÄını söylemek istiyorum. Åimdi, gelip sizin için hazırladıÄım kutuları açın,â deyince oldukça sevimli görünen kutulara koÅtuk.
Kristallerle süslenmiÅ güzel kutuyu daha sonra da kullanmak istediÄim için çok dikkatle açmaya karar verdim.
Vlada, âBir, iki, üç!â diye baÄırınca Kat ile ben kutularımızı açtık. Her iki kutudan da mavi duman çıkınca erkek çocuklarımız olacaÄını anladık.
Liam ile Enrique beÅlik çakınca çocuksu tavırlarına göz devirdim.
V, âHadi bir fotoÄraf çekelim,â deyince herkes sevinçle kabul etti. Kamerayı bir tripodun üzerine yerleÅtirip bir araya toplandık. Ãocukların bazıları omuzlarımızda bazıları kollarımızdaydı.
Killian, âİki, bir, meme,â diye baÄırınca hepimiz güldük. FotoÄrafa bakınca herkesin son derece mutlu göründüÄünü fark ettim.
Ailemiz mutluydu. Daha ne isteyebilirdim?
BİLİNMEYEN
Bu acınası Åpagattan daha fazlasını yapabileceÄini bildiÄim için, âHaven, biraz daha alçal,â diye baÄırdım. En iyisi olmayı, istediÄini elde etmeyi öÄrenmesi gerekiyordu.
Mesela, ben öyle yaptım.
Hope'u öldürme planım baÅarısız olduktan sonra çocuÄunu almaya karar verdim. Ama bebeÄi görünce planım deÄiÅti. Onu yanıma alıp kendi çocuÄum gibi yetiÅtirmeye karar verdim.
Havenâı poposu yere deÄecek kadar aÅaÄı ittiÄimde, âAnneciÄim, canım yanıyor,â diye baÄırdı Åu an esnemeler üzerinde çalıÅtıÄımız için ayakları iki sandalyenin üstündeydi. Tabii ki en iyi jimnastikçi olmak zorundaydı.
Hayır, her Åeyde en iyisi olmak zorundaydı.
Performansından memnun kalmadıÄımı gösteren bir bakıŠattıktan sonra gitmesine izin verdim. Benim genlerimi almıŠolsaydı mükemmel biri olurdu. Yine de sorun deÄildi.
Sadece biraz kusurluydu, o kadar. Neyse ki Enrique'nin mükemmel genlerine de sahipti.
Bir gün en iyisi olacaktı.
Son